Pınar ArkanYazarlar

Yeni Bir Yıl, Bir Dolu Umut

Merhabalar…

İçimden sizi sevgi ile kucaklayarak başlamak geldi. Bu, genellikle yazının sonunda yapılır ama olsun. Ben içimden geleni yapmayı seviyorum ve yapacağım.

SİZİ SEVGİ İLE KUCAKLIYOR, KEYİFLE GEÇİRECEĞİNİZ VE ANIMSARKEN YÜZÜNÜZDE GÜZEL BIR TEBESSÜM BIRAKAN BİR YIL OLMASINI DİLİYORUM.

Yeni bir yıla girmemize artık çok kısa bir zaman kaldı. Biliyoruz ki eskimiş bir yıl olmasa idi, yeni bir yıl da olmazdı.

Tıpkı açlık olmadan tokluk, gece olmadan gündüz olamayacağı gibi…

Siyah olmadan beyazın hiç bir anlam ifade etmeyeceği gibi…

Tabii ki yeni bir yıl demek yeni umutlar demek. Ve tahmin edebileceğiniz gibi yeni yılı coşku ile karşılamayı, sevdiklerime mesaj ile değil de seslerini duyarak iyi seneler dilemeyi, ufak tefek süslemelerle evimi şenlendirmeyi ben de çok seviyorum.

Aslında umut dediğimiz şey, sadece yeni bir yıl değil; yaşamımızın içerisinde farklı farklı anlarımızda, günün belli saatlerinde, bazen dostlarımızla ve belki de çoğu zaman farkında bile olmadan zaten hissettiğimiz nadide duygulardan birisidir. Geçmişten bugüne, bugünden geleceğe hayatımızın her aşamasında, çoğu zaman farkında olmayarak taşıdığımız bir duygudur. O yüzden farkında olduğumuz anlarda hissettiğimiz umudun yanı sıra, farkında olamadığımız zamanlarda da sahip olduklarımızın ayırdına varmayı başarabilmek aslında hayatımıza çok farklı bir anlam kazandırır ve bizi mutlu kılacağı gibi, yaşama sevincimizin de artmasına katkıda bulunur.

Özellikle havaların soğumaya başladığı şu günlerde sıcak bir eve gelmek, ocaktaki yemeğin kokusunu hissetmek bile aslında bu mutlu anlardan biri olabilir. Evet, bazen evdeki yemek kokusuna burun kıvırırız, yüzümüzü ekşitiriz. Ama aslında o koku, dışarıda bunu hissedemeden yaşamak zorunda kalan yüzlerce, binlerce çocuğun sürekli içinde taze tutmaya çalıştıkları bir umudu da barındırır.

Günlük hayatın içinde değerini hiç bilmeden yaşadığımız ve müsrifçe kullanıp tükettiğimiz pek çok şeye sahibiz aslında. Örneğin sağlığımız. Mutlu olabilmemiz için en gerekli olan şeylerden biri sağlıklı ruh ve beden. Bilmiyorum hastanede yatmak zorunda kaldınız mı hiç? (İptal, iptal, iptal). Veya bir yakınınız yattı mı? O zaman aslında tek başına kalkabilmek, tuvalete gidebilmek veya duş yapabilmek bile ne kadar önemli çok iyi kavrıyoruz.  Hastamız bunu yapabildiğinde ne kadar da mutlu oluyoruz. Hatırlayın. Veya bir yerimiz ağrıdığında ne kadar kotu hissettiğimizi ve bu ağrıdan kurtulabilmek için neler yaptığımızı anımsayın.

Elbette amacım içinizi karartmak değil. Ama yaşadığımız acılar, üzüntüler, çekilen çileler, yorgunluklar, tükenmişlikler ve bazen her şeyin sonuna geldiğinizi düşündüğünüz, hissettiğiniz anlar. Evet, bunlar da var hayatımızda. Onlardan da öğreniyoruz. Negatif tecrübelerimizi hatırlamak, onları özümsemek, onlarla yüzleşmek, dersler çıkarmak, büyümek, olgunlaşmak ve öğrenmek için gerekli. Negatif tecrübeler yaşadığımızda bazen sormamız lazım kendimize. Benim öğrenmem gereken nedir diye. Veya hayatımızdan çekip giden bir sevgili o an için çok üzülmemize neden olsa da, bazen daha mutlu olabileceğimiz birinin gelmesi için bu tecrübenin yaşanması gerekir aslında. Küçükken hep sorardım kendi kendime; dünya neden sevgi dolu bir yer değil, neden birbirimize hep iyi davranmıyoruz diye. Güzelliklerin ayırdına varabilmek için negatifler de gerekli galiba. Evet, pozitif düşünelim. Ama yaşadığımız negatif tecrübelerden de dersler çıkaralım, öğrenelim. Değişim için bu gerekli.

Amaç negatif duygularda takılıp, kalmamak… Biliyoruz ki mutlu olmak öğrenilebilir. Araştırmalar gösteriyorken maddi anlamda sahip olduklarımız kalıcı bir mutluluk sağlamıyor.

Bence en büyük zenginliklerden biri, sahip olduğumuz dostlar. Bugün benim için çok güzel bir gün. Çünkü harika bir dostla, nefis bir havada, güzel bir yürüyüş yaptık sahilde. Biliyor musunuz ruh sağlığını korumanın en etkin ve basit yollarından biri duygu ve düşüncelerinizi ifade edebilmek. Ve dostlar bunun için var. Gerçekten çok kıymetliler. Lütfen hayatımızdaki dostlarımızın değerini bilelim. Çünkü maalesef insanlar giderek yalnızlaşıyor ve ben buna gerçekten çok üzülüyorum. Çünkü hayat bana göre paylaştıkça güzelleşiyor.

Ve tabii bir de dört ayaklı can dostlar var. Hayvanlar, ruh sağlığı acısından gerçekten çok kıymetli. Örneğin emekli olduktan sonra yaşama sevincini kaybeden pek çok kişi, bir can dost ile yeniden hayata tutunabiliyor. Sahilde can dostlarımız da yürüyüşümüze eşlik etti bugün.

Ve tabii ki harika doğa. Bence bakmasını bilirsek, pek çok güzellikler var çevremizde. Benim gibi bir Ankaralı için denize bu kadar yakın olabilmek, yeşilin ve mavinin harika uyumuna tanıklık edebilmek gerçekten eşsiz. Bunun için hep şükrediyorum. Mutlu olabilmek için sahip olduklarımızın değerini bilmek ve şükretmek çok önemli. Ayrıca insanın ruh sağlığına çok katkı sağlıyor inanın.  Ve ben denize aşık biri olarak, bugün bir keyif daha yaşadım ve denize girdim. Bunun bana verdiği mutluluğu gerçekten kelimelerle anlatmam çok zor. Bu mevsimde bunu yaşayabilmek tarifsiz bir mutluluk… Lütfen küçük mutluluklar koyalım hayatımıza. Beni tanıyanlar çok iyi bilir. Yürümekten nefret ederdim ama doğada yürümenin keyfini gerçekten öğrendim. Biliyor musunuz spor yaparken insan beyni mutluluk hormonu salgılıyor ve bu iyi hissetmemizi sağlıyor. Lütfen spor yapın. Göreceksiniz çok iyi gelecek.

Ve lütfen bir hobi bulun kendinize.  Herhangi bir uğraş olabilir. Bu günlerde büyüklere boyama kitabı çok popüler. Tüm kitapçılarda var. Renkli kalemler ile boyama yapmak ve renkli iplerle örgü örmek araştırmalara göre beynin mutluluk hormonu salgılamasını sağlıyor. Ayrıca rutin yaptığımız faaliyetleri (diş fırçalamak vb) normalde kullandığımız elimiz yerine, diğer elimizi kullanarak yapmak da beynin mutluluk hormonu salgılamasına neden oluyor.

Ve tabii ki gülmek! Gülmek tek başına terapi… Galiba toplum olarak çok asık suratlı olduk. Yani aslında ne kadar sık gülebilirsek o kadar iyi. Bunun için bize komik gelen sanatçıları izleyebiliriz örneğin. Müzik hayatımıza canlılık getirebilir aynı zamanda. Mesela sabahları kocam gibi J negatif bir ruh hali ile kalktığımızda canlandıran yüksek tempolu bir müzik inanın bana çok ise yarıyor.

Artık bitirmem gerekiyor sanırım. O zaman özetleyelim…

NE YAPIYORUZ?

Hayatımızı farkındalık içinde yaşıyoruz.

Yaşadığımız andaki güzelliklerin farkına varmaya çalışıyoruz.

Sahip olduğumuz değerler ve değerli dostlar için şükrediyoruz.

Negatif tecrübelerin de değerli olduğunu unutmuyoruz.

Hayatımızda küçük mutluluklar yaratıyoruz.

Spor yapıyoruz.

Bir hobi ediniyoruz.

Duygu ve düşüncelerimizi ifade ediyoruz.

Doğada zaman geçirmeye çalışıyoruz.

Umarım paylaşımlarım hayatınıza, yasama sevincinize ve mutluluğunuza ufacık da olsa bir katkı sağlar. Yardımcı olabileceğini düşündüğüm önerilerimin bir kısmını mümkün olduğunca paylaşmaya çalıştım. Çünkü ben inanıyorum ki sevgi, bilgi ve güzellikler, paylaştıkça çoğalır.

GÜZELLİKLERİN VE SEVGİNİN ÇOĞALDIĞI BİR DÜNYA DİLEĞİ İLE YENİDEN İYİ SENELER.

HOŞÇAKALIN
Pınar ARKAN
Danışman Psikolog
www.pinararkan.com